Hoşçakal Bi'tanem

 

Ağlayarak topladım elbiselerini benim güzel kızım. Giysilerinde beyaz lekeler görürsen, bil ki gözyaşlarımın tuzu onlar.

Ağlayarak topladım kitaplarını, sayfalarında buruşukluklar görürsen, bil ki gözyaşlarımdandır.

Sana köfte yapmak için sakladığım ekmek içleri, gözyaşlarımla ıslanarak döküldüler çöp kovasına.

Ne hayaller kurmuştum oysa ikimiz için. Neler yapacaktık seninle. Ders çalışıp ödevlerimizi yapacak, yazın balkonda çaylarımızı yudumlayacak, Byzantine'de Ayasofya'daki son extrapolasyonu yapacak ve verileri İstanbul Üniversitesi'ndeki Şerife Gelecek'e gönderip, kaçakçı İskender Lasowitch'i yakalatacaktık.

Anlayamadın sen beni, işlerimin yoğunluğundan, vakitsizlikten sana yeterli ilgiyi gösteremediğimi anlayamadın. Anlayamadın iş yoğunluğundan dolayı kendime çeki-düzen veremediğimi. Anlatamadım iş yerindekilere, benim sorumluluğumda bir kızım olduğunu, bütün hayatımın iş hayatı olamayacağını, vakitlice çıkıp eve gitmem gerektiğini anlatamadım.

Hepsi bir yana da, biraz daha bekleyemez miydin?

Ağlayarak topladım eşyalarını...

Çok büyük fedakarlıkların altına girmiş, çok büyük yükler omuzlamıştım senin için. Hem maddi, hem de manevi olarak bitirmiştim kendimi senin uğruna.

Değerini bilmedin...

Bir köpek için değer miydi?

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !